dergi
...Ayazın, beyazın ortasında yanmak sonra... Yan ki şair kalasın, yan ki temizlenesin ve doğasın daha önce doğmadığın bi’ yerde... O hep kulağında çalan müzik daim olsun diye peşine takıldığın, seni dünyanın bilmediğin melodileri ile besleyen sevgili anlam, bulaşmasın diyedir hiçbir pisliğe…
...Belki de hayatımın tokadını yemişimdir ve belki de güzeldir. Bilemiyorum. Şartlar durumlar bu kadar münasebetsizken hayır ben bunu istemiyorum ama, lakin veya ne istediğim bu dünya üzerinde gerçek mi onu da bilemiyorum gibi gibi, çocuksu bir kapris değildi yaptığımyine de elimde değildi tüm vücudumu kaplayan ve her hücremi titreştiren bu ana karşı gelmek. Evet, ne istemediğimi biliyorum, bir şey daha biliyorum ama ne bildiğimden bihaberim. Pekala kaçırma ihtimalimizin farkında olmayınca neyi kaçırdığımızı da bilemiyoruz gibi. Şaka gibi. Buna mı güvendim?...
... Hatta çiçeklendiği bile oldu dalların, kuşlar kondu, cennete geldik zannettik. Bizim anlamamazlıkla bir derdimiz yoktu arkadaşlar, bizim derdimiz anlamamazlıklarımızla derdimiz olmadığını anlamazlar diyeydi. Üzülmesin kimse, insan hiç başkasını üzmek ister mi?' Biz kimsek, başkası kimse. Düşünelim. Nasılsa düşüncenin içinde hepimiz biriz. 'Şimdi dün gece seni düşündüm, şöyle yatağa uzandım, kapadım gözlerimi. ne güzeldi seni düşünmek de nasıl da ferahlık verdi. Lakin... şüphelendim sonrasında, ya dedim olmasın bu benim düşüncem, ya düşündüğüm o değilse, ya bu benim düşüncemse, eee bu benim düşüncem o zaman o değilmi yani, değil gibi duruyor benimse benimdir' ...
...Ülkemizde 1980’li yıllardan sonra oluşan puslu ve şiddet sonrası toz dumanın neden olduğu sersemletici etkinin dinmeye başladığı yıllarda tüm sanat kolları kendi öz eleştirisini vermeye başladı. Siyaset, sanat, müzik, vb. bir çok aktif alan darbenin etkilerinden kurtulmaya çalışırken, kimi çevreler geçmişle hesaplaşmaya, kimi çevrelerse geçmişi bir yana bırakıp geleceğe yatırım yapmaya başladılar. ...
...ve ana odada, kendini işine kaptırmış bir grup müzisyen, gerçek bir rock and roll topluluğu yer alıyordu. çoğu rolling stones'tan gençti ama aynı tarz müziği yapmaya çalışıyorlardı: "siyahi" eğilimli pop, yani afro-amerikalı şarkıcıların popülerleştirdiği blues ve dans hitlerinin yüksek gerilimli yorumları, mesela: martha and the vandellas(dancing in the street,1964), howlin' wolf (good morning school girl,1959) ve cannon's jug stompers (viola lee blues,1928). şarkıcılar şarkıları neşeli bir şevkle harmanlayıp bağırıp çağırıyorlar, kendisi de ayrı bir solo çalıyormuşcasına farklı notalar basan bas gitarın eşlik ettiği lead gitara uzun düzensiz sololar patlatması için imkan tanıyorlardı. ...
asit testini geçebilir misiniz
... mistik bi diziydi,acayip korkutuyodu beni o malmot mu ne bi ateşten yaratık vardı, clemantine uykuya dalınca bunu öldürmek için adamlarını yollardı,clemantine'nin bi de kafasında pervane olan,uçan kedi köpek karışımı bi hayvanı vardı,takılırdı ööle o,her bölüm sonunda malmotun yolladığı tipler clemantine'i öldüremeyince,malmot onları sürüngen yaratıklara çeviriyodu,ha bi de bu kızcaaza küre içinde gelip yardım eden çok güzel bi abla vardı...










